CENAZEDE DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARIMIZ!

Anasayfa Fıkıh Köşesi, Manşet 04 Mayıs 2018 511 Okunma
CENAZEDE DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARIMIZ!

Baki olan yalnızca Allah’tır. Ve her canlı ölümü muhakkak tadacaktır. Kaçınılmaz son olan ölüm, İslam inancına göre başlangıçtır. Bu nedenle ölüye saygı duyulması buyrulmuştur. Bunun içindir ki ölünün ilk anından defin sonrasına kadar yanında yapılacak tüm aşırılıklar dinen yasaklanmıştır.

Mevtanın yanında yapılmaması gerekenler?

Ölüm hem ölen hem de ardında bıraktığı yakınları için büyük bir olaydır. Yaşanan hadiseyle yakınlarının hüzünlenmesi, kederli bir hal alması normaldir. Hatta bu hüzün ve kederini açığa vurup sessizce ağlaması ve gözyaşı dökmesinde bir sakınca yoktur. Ancak yüksek sesle ağlamak ölüye acı verdiğini Allah Resulü şöyle dile getirmiştir: “Muhakkak ki ölü, ehlinin üzerine bağırıp çağırmalarıyla azap duyar.” Bu nedenle ölünün yanında yüksek sesle ağlamak, bağırmak, ağıt yakmak, türkü/şarkı söylemek, def, saksafon gibi müzik aletleri çalmak yasaklanmıştır.

Malın, zamanın ve gençliğin hesabını verecek, dünyayla bağı kopmuş olan insanın bu zorlu yolculuğunun safhaları şöyledir:

İlk anında neler yapılmalıdır?

Ölünün elbisesi çıkarılıp üzerine bir örtü çekilir, şişmemesi için karnı üzerine bıçak gibi bir şey konur. Elleri yanlarına uzatılmalı ve cünüp, hayız, nifas hallerinde bulunanlar ölünün yanında gelmemelidir.

Ölü yıkanmadan yanında Kur’an okumak mekruhtur. Fakat başka bir odada yüksek sesle okumak mekruh olmadığı gibi ölünün bulunduğu odada gizlice, içinden Kur’an okumakta da sıkıntı yoktur.

Yıkama ve Kefenleme İşlemi nasıl olmalıdır?

Cenazenin yıkanması, kefenlenip hazırlanması ve defnedilmesinde acele etmek müstehaptır. Ölü kapalı bir mekanda yıkanmalı, cenazeyi yıkayan ve ona yardım edenden başka kimse görmemelidir. Bir ölüyü ona en yakın olan biri veya takva sahibi güvenilir bir kimse yıkamalıdır.

Ölen erkek veya kadını, bedenleri örtülecek şekilde kefenlemek farzdır. Kefen bir yönüyle ölünün bedenini örtme görevi gördüğü gibi, bir yönüyle de insanın bu dünyadan bir şey götüremeyeceğini, doğduğu gibi çıplak ve sade gideceğini temsil etmek üzere yensiz ve yakasız, dikişsiz ve oyasız sade bir bezdir. “Ölüyü öpmek caiz mi?” diye çok yakını olursa öpebilir. Kadın kocasını, kocası karısını öpemez. Çünkü nikah bitmiştir. Taziye yapılırken Allah rahmet eylesin, makamı cennet olsun diye taziye edilir.

Başınız sağ olsun demek pek uygun değildir.

Cenaze evine yemek yemeye gidilmez şunu bir öğrenmek gerek. hatta geleneklerimize göre cenaze evinde 7 gün yemek pişmez, mümkün olduğunca çevreden, akrabalardan yemek gelir. ama gelin görün ki, acısını yaşayamadan millete yemek yetiştirmeye çalışan insanlar mevcut. 

Siz siz olun, cenaze evine nezaketen bir şeyler yapıp götürün. o insanlara çok yardımcı olmuş olursunuz.

Yıkanıp kefenlenen ölüye son duayı yapmak üzere cenaze namazı kılma görevi farz-ı kifayedir. Namaza duracak olan Müslümanlar’ın yönü kıbleye gelecek şekilde, cenaze ön tarafa konulmalıdır. Cenaze namazına katılanlar abdestli ve kıbleye yönelik olarak dua mahiyetindeki bu namazı kılarlar. 
Namaza niyet şarttır. Niyet, ölünün kadın veya erkek, kız çocuk veya erkek çocuk olmasına göre belirlenir. Bilmeyen kişi “üzerine imamın namaz kıldığı kişi” diye niyet edebilir. 

Cenaze kabre götürülüp omuzlardan cenaze indirilince bir engel yoksa, cemaat oturur. Cenaze omuzdan inmeden oturmaları mekruh olduğu gibi, cenaze yere indikten sonra ayakta durmaları dahi mekruhtur.

Cenaze kıble tarafından kabre indirilip sağ yanı üzerine kıbleye döndürülür. Kefen üzerinde bağ çözülür. Cenazeyi kabre koyanlar “Bismillahi ve ala milleti resûlillah” (Allah’ın adıyla ve elçisinin dini üzere) derler. Kadınları kabre koyacak kimselerin ölüye akrabalık yönünden mahrem olmaları daha uygundur. Kadınlar kabre yerleştirilinceye kadar kabirleri üzerine bir perde çekilmesi daha uygundur.

Definde bulunan kişilerin kabir üzerine üç avuç toprak atarak birinci defada “Sizi bundan (topraktan) yarattık”, ikincisinde “Sizi tekrar toprağa iade edeceğiz”, üçüncüsünde de “Sizi bir kez daha topraktan çıkaracağız” demeleri müstehaptır.

Bazı yörelerde defin işlemi tamamlandıktan sonra mezarın başında Kur’an okunması adet olmuştur. Okunan surelerin sevabı merhum/merhumenin ruhlarına bağışlanır.

“Ölen kimseyi peşinden üç şey takip eder: Aile çevresi, malı ve yaptığı işler. Bunlardan ikisi geri döner, biri ise kendisiyle birlikte kalır. Aile çevresi ve malı geri döner; yaptığı işler kendisiyle birlikte kalır.” (Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 462)

Biz bizimle olacak olana asıl kıymeti vermeliyiz. Bizimle kabirde kalacak olan ise amellerimizdir. Ne kadar çok sevsek de, bizi ne kadar çok sevseler de aile efradımız, dostumuz, arkadaşlarımız hep geride kalacak. Bu sebeple ölüme hazırlıklı olmak isteyen bizler için öncelikle neye değer verdiğimizi sorgulamamız gerekir. Biz bu dünyada, dünyamızı ve ahretimi kurtaracak ve mutluluğa eriştirecek olanları mı, yoksa dünya ve ahretimiz açısından bize hiçbir faydası olmayan şeylere mi kıymet vermekteyiz? Soru kendimize cevap yine kendimize aittir. Soruya doğru cevabı verdikten sonra halimiz düzeltmekte kendimize aittir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Tüm Hakları Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesine Aittir. Şereflikoçhisar,haberler,Yerel Haberler,Tuzgölü Haber,Tuzgölü haber gazetesi,Yerel basın,Koçhisar,Sondakika,güncel haberler,ulusal haberler,siyaset,ekonomi,teknoloji,sağlık,spor
Portal Teması : Wptr.Co
iski fatura ödeme hgs bakiye yükleme