KÖR OLMAKTANSA TEK GÖZLÜ OLMAK: NAMAZSIZ ORUÇ

KÖR OLMAKTANSA TEK GÖZLÜ OLMAK: NAMAZSIZ ORUÇ

Pek çok Müslüman toplumda oruca gösterilen ilginin aynı şekilde namaza gösterilmemesi üzücü bir durum olarak dikkati çekmektedir. Elbette ki, Ramazan ayının Müslümanların gözünde eskiden beri süregelen eşsiz bir değeri vardır ve bu ayın değerinin farkına, ancak İslam’dan nasibi yok denecek kadar az olan insanlar varamaz. Fakat tartışmasız bir gerçektir ki, namaz da din nazarında oruçtan daha büyük, İslam’ın direği ve kafir ile Müslüman arasındaki en önemli ayrım unsuru olan bir ibadettir. Fakat cehalet ve bilinçsizlik sonucu namazın dinimizdeki bu önemini ve yerini göz ardı eden hatta ömrü boyunca bir rekat bile olsa namaz kılmayan insanlar bulunmaktadır.
her Ramazan geldiğinde şu sorunun cevabını irdelememiz gerekir: oruç tutup namazını kılmayanın durumu nedir? İçlerinde sahabenin ve Ahmed b. Hanbel gibi mezhep imamlarının bulunduğu bir grup âlime göre “namaz kılmayanın imanı ortadan kalkacağından bu kimselerin tuttukları oruç kabul edilmeyecektir.” Bu görüş sahipleri bazı hadislerin açık ifadelerinden hareket etmektedirler.
Ulemanın çoğunluğuna göre ise namazını kılmayanlar dinden çıkmazlar ancak büyük günaha girerler. Fakat namaz kılmamaları tuttukları oruçların sevabına engel değildir. Bu görüş sahipleri, “Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.” (Enbiya, 21/47) ve “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür” (Zilzal, 99/7-8) gibi ayetleri delil olarak alırlar.
Gerçekçi davrandığımızda ve eğitim açısından baktığımızda oruç tutup namaz kılmayan birine ” Tuttuğun orucun bir anlamı yoktur” dememizin hiçbir faydayı yoktur. Çünkü bu şekildeki ifadeler o kişinin orucu da bırakmasına böylece de dinle ve ibadetle olan bağının tamamen koparmasına sonuçta da dinden iyice uzaklaşmasına yol açabilir. Bu kimselere karşı “Allah orucunu kabul etsin. Fakat dini görevlerini tamamlaman için oruçtan daha önemli olan namazı da yerine getirmen gerekir. Allah rızası için aç ve susuz kalmayı başarabildiğine göre aynı gayreti ve özeni namaz konusunda neden göstermiyorsun?” şeklindeki ifadeler daha yerinde olacaktır. 
Her şeye rağmen senede bir ay da olsa din ile bağımızı kuran bu ibadetin sürdürülmesi hiç yoktan iyidir. Çünkü KÖR OLMAKTANSA TEK GÖZLÜ OLMAK HER ZAMAN TERCİH EDİLİR. (Oruç Fıkhı, Yusuf el-KARADAVÎ, Nida, s.143-144)( alıntı)

Namaz kılmayan birisinin Ramazanda oruç tutmasının hükmü nedir?Ramazan ayında oruç tutup namaz kılmayanın oruç sevabından bir şey eksilir mi?

Oruç da, namaz da Allah’ın emirlerindendir. Her ikisinin de farz olanı vardır, vacip olanı vardır, sünnet olanı vardır.

Farz olan ibadetleri yapmaya mecburiyet vardır. Yapmadığımızda ise mahşerde sorgu ve hesap vardır. Çünkü farz ibadetler zimmetimizde olan ibadetlerdir. Yaptığımızda zimmetimizden düşer. Yapmadığımızda zimmetimizde kalırlar. Bu zimmet mahşere kadar devam eder.

Oruç tutan, ama namaz kılmayan birisi, oruç borcunu ödemiş, orucu zimmetinden çıkarmış; ama namazı zimmetinde bırakmış olur.

Akıllı ve mükellef bir Müslüman’ın namaz borcunu zimmetinde bırakmayı alışkanlık haline getirmesi makbul bir davranış değildir. Bu tutum oruç sevabını eksiltmez, ama kulluğu bir bütün olarak düşündüğümüzde, genel manada sevabında eksilmeler olur.

Ama eğer orucu tutan bir Müslüman, oruçtan daha hafif ve daha kolay bir emir olan namazını da kılarsa kulluğunu güzelleştirmiş, zimmetlerini ödemiş, sevaplarını katlamış ve inşaallah Allah katında makbul bir makama yükselmiş olur.

Namaz da oruç da Allah’ın emridir, bir Müslüman her ikisinden de sorumludur. İnkâr etmediği ve alaya almadığı müddetçe bunlardan birini yerine getirmemesi diğerini terk etmesini gerektirmez. Allah Teâlâ terk ettiği ibadetinin cezasını, yerine getirdiğinin ise mükâfatını verir. Yani namaz kılmayan kişi büyük bir günah işlemektedir. Fakat bu, onun Ramazan orucu tutmasına engel değildir. Orucunu tutmakla mükelleftir.
Dünyada iken işlediği amelleri boşa gidecek olanlar kâfirlerdir, Müslümanlar değil. Konuyla ilgili ayetler şöyledir:
“De ki: «İşleri yönünden ahirette en büyük kayba uğrayanların kimler olduklarını bildireyim mi? 
Onlar o kimselerdir ki dünya hayatında yaptıkları işlerin karşılıkları hep boşa gidecektir. Hâlbuki kendilerinin güzel güzel işler yaptıklarını sanırlar.» 
İşte onlar Rab’lerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr etmiş, bu yüzden de yaptıkları iyi işler boşa gitmiştir. Tartılacak şeyleri kalmadığından kıyamet günü onlar için artık tartı âleti koymayacağız. 
İşte kâfir olmaları, ayetlerimle ve elçilerimle alay etmeleri sebebiyle, şu cehennem onların cezası olarak hazırlanmıştır.”(Kehf, 18/103-106)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Tüm Hakları Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesine Aittir. Şereflikoçhisar,haberler,Yerel Haberler,Tuzgölü Haber,Tuzgölü haber gazetesi,Yerel basın,Koçhisar,Sondakika,güncel haberler,ulusal haberler,siyaset,ekonomi,teknoloji,sağlık,spor
Portal Teması : Wptr.Co
iski fatura ödeme hgs bakiye yükleme tattoo tattoo