Sevinç ve hüzün duygusunu aynı anda yaşadık

Anasayfa Fıkıh Köşesi, Manşet 14 Mart 2019 230 Okunma
Sevinç ve hüzün duygusunu aynı anda yaşadık

Suudi Arabistan gezimizin sonuna doğru yaklaşırken Mekke’deki günlerimiz sona ererken bir taraftan Kâbe’den ayrılacak olmanın hüznünü duyarken diğer taraftan Medine’ye gidecek olmanın heyecanını yaşadık. Aynı anda hem hüzün hem de sevinç duygusunu yaşadığım böyle çetin bir durumla karşılaşmamıştım. Mekke dönemi ve işkenceden sonra peygamberimize kucak açan, insanlık tarihine Ensar olma örnekliğini bırakan Medine şehrine gidecektik. Medine’ye gidip o güzel resulün izlerini arama arzusuyla yanarken karşısında Allah’a ibadet etmeye doyamadığımız Kâbe’den ayrılmanın burukluğunu hissettik.
Yüce dağların başından akmaya başlayıp engin vadilere inen su damlaları gibi Mekke’de, riyada, taifte ve diğer ursal yerlerde geçirdiğimiz günleri rehberimizin önderliğinde geride bırakarak huzur dolu kalplerle Medine’ye varıyoruz. Mekke bizler için ibadet etmenin lezzetini yaşadığımız ve kalbimizin yıkanıp yunduğu huzur şehriydi. Şimdi dingin bir kalp ile peygamberimize varıyoruz. Medine’ye girer girmez doğru Mescid-i Nebevi’ye giderek peygamber efendimizi, hemen yanında medfun olan Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’i selamlıyoruz. Türkiye’den selam gönderenlerin selamlarını iletiyoruz.

Medine, hicret etmek için gelen kutlu peygamber ve arkadaşlarına evlerini, gönüllerini açan insanların yaşadığı kutlu şehir. Malını, mülkünü, işini, aşını, her şeyini kardeşiyle paylaşma erdemini gösteren Peygambere kucak açarak onu koruyan ensar şehir Medine. Önceden ismi Yesrib’ken hicret sonrası gösterdiği kutlu örneklikten sonra Medine ismini alan şehir. Bizim için medeniyet, izzet, üstünlük ve örneklik Medine’dir. Medine’de ki gibi kardeşine sahip çıkmak, Medine gibi peygambere sevdalı olmak…

Medine’de pek çok yeri dolaşarak peygamberimizin izini aradık. Peygamberimizin inşa ettirdiği ilk mescit Kuba Mescidinde hicretin coşkusunu yaşarken Uhut dağında Hz. Hamza, Mus’ab Bin Umeyr, Abudullah Bin Cahş’ın kabri önünde hüzünlendik.  Uhut ve Bedir savaşının yapıldığı yerlerde dolaşırken İ’lah-ı Kelimetullah için asr-ı saadetten günümüze kadar mallarıyla, canlarıyla cihat eden güzide insanları yâd ettik. Rabbimizden bizlere de onlar gibi bir adanmışlık vermesi için niyazda bulunduk.

Kâbe’de yapılan duaların makbul olduğu bilinciyle dualarımızda geçen her kelimenin kabul edileceğine canı gönülden inanarak Mekke’de dua ettik. Dua insanın acizliğinin itirafıdır. Gerçek hüküm sahibinin, her şeyi gerçekleştirme gücüne sahip yegâne kudretin Allah olduğu bilincine ermektir. Bu anlamda yalnız Allah’tan yardım dileyerek edilen dualar bir mü’minin en güçlü silahıdır. Her nerede olursak olalım her el açtığımızda bize şah damarımızdan yakın olan rabbimizin bizi yalnız bırakmayacağına canı gönülden inanarak dua etmeliyiz. 

Bir yeri bu kadar güçlü özlemek ve sürekli oraya gitme arzusu duymak sadece kutsal topraklar için geçerli olsa gerek.

Şimdi hac veya umreden gelip tekrar gitmenin hesaplarını yapanlar 2019 yılı güz döneminde ve yarıl tatilinde diyanet işleri başkanlığı organizasyonu ile tekrar kutsal beldelere gitmek için Şereflikoçhisar müftülüğüne müracaat etmeniz yeterli olacaktır. Ömer KILIÇ. 0 542 831 20 79

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Tüm Hakları Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesine Aittir. Şereflikoçhisar,haberler,Yerel Haberler,Tuzgölü Haber,Tuzgölü haber gazetesi,Yerel basın,Koçhisar,Sondakika,güncel haberler,ulusal haberler,siyaset,ekonomi,teknoloji,sağlık,spor
Portal Teması : Wptr.Co
iski fatura ödeme hgs bakiye yükleme tattoo tattoo