Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

Kamuoyu tarafından dört gözle beklenilen Deva Partisi İlçe Başkanı belli oldu. Hem de şaşırtıcı bir sonuçla. İşin aslı Güray Özcan’ın İlçe başkanı olacağını kimse kolay kolay tahmin edemiyordu. Kamuoyunda son haftalarda her ne kadar bazı isimler lanse edilse de Güray Özcan’ın İlçe Başkanlığı çok sürpriz oldu.  Son yıllarda siyaset yönünde ilçemizin en büyük eksikliği, seçilecek ya da siyaset yapacak kişilerin az olması. Her ne kadar piyasada ya da hemen hemen her toplumda herkes kendince siyaset yapsa, siyasetçi olsa da emin olun ilçemizde siyaset yapacak kişi sıkıntısı yaşanıyor. Öte yandan; “ madem siyasetçi sıkıntısı yaşanıyor, her hangi parti bir seçim, bir kongre yapsa, onlarca hatta yüzlerce kişi başvuru yapıyor! Bu nasıl iş, sana göre hani siyaset yapacak kişi sıkıntısı çekiliyor diyorsun” dediğinizi duyar gibiyim. Aslında sizlerde çok haklısınız. Hangi parti seçime girse, hele hele iktidar partisi gerek Belediye Başkanlığında, gerek İlçe Başkanlığı teşbihte hata olmasın ama, salatalığı gören tuzunu alıp koşmaya başlıyor. Ne zamana kadar, kongreye ya da seçime kadar. Ondan sonra, aday adayı olanları ne parti de, ne kongrede, ne de partilere ait her hangi toplantıda göremiyoruz. Neden? Seçilmedi! Neden, beklentisi boşa çıktı! İşte bu tip kişiler, siyasetten çok başka amaçların peşinde oldukları için, günü birlik çıkan çiçekler ya da kelebekler gibi, bir ya da birkaç gün ömürleri oluyor.

Her ne ise Deva Partisi ve yeni İlçe başkanına gelelim. Bence Güray Özcan’ın İlçe Başkanı olması ya da seçilmesi çok yerinde bir karar. Neden derseniz? Hem bulunmuş olduğu konumu, hem siyasi bilgi ve birikimi, hem de ailesinin bir dönem siyasette yer alması pozisyon olarak bir nebze daha ön plana çıkarıyor. İşi kolay mı? Derseniz! gerçekten işi çok zor. İlçe Başkanı olmak en kolayı idi. İşin en zor yanı, güçlü bir teşkilat kurmak. Bunu yapmakta ilçemiz adına çok zor bir olay. Hele hele yeni kurulan, elinde her hangi bir gücü, istenilen talepleri karşılayacak imkanının olmaması işi biraz daha zorlaştırıyor. Hele hele şu ortamda.

Gelelim teşkilatına! Asıl mesele teşkilatın kim ya da kimlerden oluşacağı? Burada iki hatta üç yol var. Birinci Ak Partiden geçmiş dönemde siyaset yapmış kişilerden oluşacak. İkinci seçenek bir dönem cemaatle iş yapmış kişilerden oluşacak. Üçüncü ve en zor seçeneği ise, bu iki seçenek haricinde geçmişte siyasete karışmamış, hakkında her hangi konuda şaibesi olmayan, temiz dürüst insanları bulacak. Bana göre en güçlü seçenek, Ak partide siyaset yapmış ve yeni dönemde görev verilmemiş, partiye küsmüş eşraflı ve etraflı kişileri tek tek inceleyip ona göre bir liste yapacak. Bakalım zaman her şeyin ilacı.

Uzunca yıllar boyunca merhaba dediğim, arkadaşım, Güray Özcan’a bu zorlu, meşakkatli ve  amacında yapıldığı taktirde bir o kadar da güzel görevinde başarılar diliyorum.

Ve yıllarını mesleğe adamış, tabiri caizse yaşamış olduğu acılar sonrası gazetesini o acıları yaşadığı kişilerin yerine koymuş, gecesini gündüzüne katarak, evini, eşini ihmal etmiş, gerek yaşı, gerekse 52 yıllık meslek hayatında belli çizgisinden ödün vermemiş olan Çengel Gazetesi sahibi, meslektaşım Rahmetli Mustafa abiye..  2002 yılında başlamış olduğum meslek hayatımda, her ne kadar tanışmam 3-4 ayı bulsa da hep ismini duyduğum, ilk tanışmamızda azarını işittiğim, sonrasında en ufak ihtiyacım olduğunda “anasını satayım” diyerek başladığı ve hiçbir zaman mekanından boş çevirmeyen Mustafa abi, hafta sonu vefat etti. En son bir ay kadar önce görüşmüştüm. Hasta olduğunu ve tedavi gördüğünü duyunca aradım. “Büyük patronum neredesin?” dediğimde her zaman ki gibi “sen patronsun aslanım” diyerek cevap aldığım ve yanına gittiğimde o anki görünümü hoşuma gitmediği için, “ patronum, halin çok iyi görünmüyor. Zaman zaman aynı masayı, aynı sofrayı paylaştık, bizim sende hakkımız yoktur ama, senin bizde illaki hakkın vardır, hakkını helal et” dediğimde, “anasını satayım, sanki ölecekmişim gibi söylüyorsun” “abi, ölümlü dünya, bir gün ya sen, ya ben öleceğim, o yüzden helallik almak iyidir” dediğimde, “helal olsun” demişti. Zaten o günden sonra tedavi sürecinde olduğu için görüşme imkanımız olmadı. Bu vesile ile meslektaşım, büyüğüm, Mustafa abinin vefatı nedeniyle, başta acılı ailesi olmak üzere, tüm yakınlarının acılarını paylaşıyor, cenabı- Allah’tan sabır diliyorum.

Ve son bir konu. İlçemizde faaliyet gösteren bir eğitim kurumunda, gerek senet, gerekse ödeme konusunda Senet kanununa aykırı hareketler yapıldığı, veliden alınan senetlerde borçlunun isminin yazdığı, alacaklı kişinin isminin boş kaldığı ve yine velilerin bu alacaklı kısmı boş kalan senede imza attıkları, yapılan ödemeler sonrası, senedin arkasına ödenen miktarın düşülmediğini bilgisini alıyorum. Şu zor günlerde ne ilçemiz insanının, ne de ilçemiz esnafının zarar görmemesi adına, bu konuda her iki tarafından üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri gerektiğini ifade etmek isterim.

Bu vesile ile her şeyin gönlünüzce olması, yarım ölecekmiş gibi ahiret için ,hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışmak, doğru yerde doğru insanlarla  buluşup, haramdan uzak, mutlu yarınlarda buluşmak dilek ve temennisi ,selam ve dua ile..