Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

ESO Genel Kurulu ve Mustafa’nın yaptıkları!

Yazıma, siz okurlarımıza gerek gazeteme, gerek şahsıma göstermiş olduğunuz teveccühten dolayı sonsuz teşekkür ederek başlamak istiyorum. Son aylarda öyle çok destekleyici mesajlar, öyle çok olumlu dönüşler alıyorum ki, dün olduğu gibi bugün ve Allah izin verirse yarında sizin bana ve gazeteme olan güvenize sahip çıkmak için var gücümle çalışmaya devam edeceğimin sözünü vererek başlamak istiyorum.
Aslında bu hafta geçtiğimiz haftadan verilmiş sözümü, Belediye Başkanı olmadan önceki Mustafa ve Belediye Başkanı olduktan sonrası ki Mustafa arasındaki değişimi, bu değişimde gerek nüfusunu gerekse, koltuğunun gücünü kullanarak gazetemize ve şahsımıza yapmış olduklarını yazacaktım. Vazgeçtim mi? Hayır! Bu hafta sadece bir kaçından bahsedeceğim. Allah izin verirse bu yazım yaptıklarını hesap edersem bir ayı bulacak gibi. Artık herkes kimin ne olduğunu bilmeli, yorum yaparken de ona göre yapmalı. Ama malum ilçemizde hemen hemen her gün olağanüstü gelişmeler yaşandığı için, gündemi takip etmek adına farklı konulara da zamanı geçmeden değinmesem kendime haksızlık edeceğimi düşündüğüm için iki konuya değinmek istiyorum.
Malumunuz hafta sonu İlçemiz Esnaf ve Sanatkarlar Odasının Genel Kurulu yani, seçimi yapıldı. 32 yıldır oturmuş olduğu koltuktan kalkma nezaketinde bulunmayan eski başkan, yerini ama isteyerek ama istemeyerek, ama başka nedenlerden dolayı tekrar aday olmayarak, tek aday olan Dursun Eraslan’a teslim etti. Dursun kardeşimin yeni görevi hayırlı uğurlu olsun. Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinde olduğu gibi, burada da görevini en iyi şekilde yerine getireceğinden hiç şüphem yok. Dedim ya seçim yapıldı. Haliyle seçimde 32 yıldır o koltukta oturan başkanın bir konuşma yapması, kabaca teşekkür edip, hak talep etmesi, hatta zaman zamanda sözde duygu dolu anlar yaşanması gerekliydi. Öyle de oldu, daha önceden yazılan bir yazı okunacak, teşekkür edilecek, plaket vs seçim bitecekti. Öylede oldu. Ancak benim dikkatimi çektiği gibi birkaç kişinin de dikkatini çekmiş olacak ki; “Genel Kurulda konuşma yapan eski Başkan, yazılı kağıdı okumadan önce spontane bir giriş yaptı. Dedi ki, koltuklar gelip geçişi, geride hoş bir seda bırakmak önemli ve nasıl koltuğa oturmuşsak vakti geldiğinde de kalkmasını bilmeliyiz” demek istedi. Yani işin Türkçesi, bu koltuklar güzel ama yeri zamanı gelince fazla kalmadan, birkaç sene yapıp bırakmakta fayda var. Koltuğa kazık çakmamak gerek. Yerine, ya da yerimize yeniler gelsin demek istedi. Kongre çıkışı sorular başladı, gazeteciiii! Evet! Yahu Başkan koltuklardan kalmak gerek, az biraz başkanlık yapıp, yerimizi başkasına bırakalım dedi, demesine de kendisi 32 sene başkanlık yapmış, 32 sene boyunca bu konuşması hiç aklına gelmemiş mide, 32 sene sonra bu konuşmayı yaptı” deyince, “ne deyim başkan o, koltuk onun, ben ne karışırım. Acaba başka başkanlara mı mesaj vermek istedi” dedim. Sahi ben ve bana soru yönelten kişilerde olmak üzere biz bu işin içinden çıkamadık, ESO eski başkanı, 32 senedir oturduğu ve her seçim döneminde kazanmak için canla başla çalıştığı o koltuktan, 32 sene kalkmadı da, neden kalkınca, o koltukları yeri gelince başkanlarına bırakmakta fayda var” dedi, izahatını yapan biri olursa, lütfen bana da haber verirse sevinirim.
*****
Ve gelelim 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimler öncesindeki Mustafa ve 31 Mart yerel seçimlerinden sonrası Mustafa’ya. Şahsımı ve Mustafa’yı tanıyanlar bilirler, biz Mustafa’yla dostluğumuz hatta kardeşliğimiz bundan 15 sene öncesinde başlamıştı. Dahası Nazlı kardeşim (eşi) düğün davetiyeleri biz basmıştık. Hobilerim arasında olta balıkçılığı olduğu için, Cıngıl’ın altına ailecek balık tutmaya gider, çoğu zaman Mustafa gilin evine uğrar, su doldurur, sohbet ederdik. Dershanede öğretmenken çok ekmek yemişliğimiz oldu. Hatta o dönem Ak Parti’nin siyasetini çok yaptık. Hatta yine o dönem Ak Parti İlçe Başkanın desteği ile Halk Eğitim Merkezine ücretli öğretmen olarak görevlendirilmiş, partiye yakın olduğu için biraz da yetki verilmişti. Gel zaman git zaman, Büyükşehir Bünyesinde işe girdi, Anfa sorumlusu oldu. CHP’ye biraz yaklaşıp, görev alınca aday olmayı düşünür, aday olsam bana oy verir misin?” derdi. Bende “Mustafa beni biliyorsun, İmam Hatipte okudum, çok şey çektik, sola, sol elim oy verse, sağ elimle keserim” der, gülüşürdük. Nitekim aday oldu, başkan seçildi. Bizim Mustafa gitti, adeta canavarlarmış, egosuna yenilmiş, koltuğunda etkisi ile bambaşka biri geldi. Eski günler silindi, dostluklar, yediğimiz yemekler, etmiş olduğumuz sohbetler unutuldu, hakkında bir kaçta olumsuz haber yapınca düşmanlık başladı. Malum yanımızda bir elemanımız vardı. Seçim sonrası belediyeye sık sık gider, orada oturur sohbet edermiş. Sağ olsun dostlarımız; “ bak senin eleman sık sık belediye geliyor, sanırım işe girecek, ona göre eleman bulmaya çalış!” uyarılarında bulunsalar da, ben kimseyi satmadığım için buna ihtimal vermiyordum. Birkaç gün sonra elemana; “ hayırdır, belediyede işe mi gireceksin?” dedim. “Öyle bir şey var ama kesin değil” dedi. Bir hafta geçmedi, “sigortasını kesmemi ve çıkışını vermemi söyledi. Sebep, sebep belediyeye girecekmiş, onun iddiasına göre seçim öncesi anlaşmışlar, bunlar Mustafa’ya destek olacak, seçim kazanılırsa, bu da işe girecekmiş. Seçim kazanılmış ve işe girecekti. Acizane hani eski dostumuz vardı ya yemek yediğimiz, sohbet ettiğimiz Mustafa, dışarı çıkıp telefon ettim. Kardeşim, bizim elemanı işe alacakmışsın, biliyorsun, hem yetişmiş eleman bulmak, hem de gazetemizin bazı kuralları olduğu için her önümüze geleni işe alamadığımızdan dolayı bana en az 20 gün en çok bira ay süre ver, bir eleman bulayım, ondan sonra işte çıkarayım” dedim. Alımın kesin olmadığını, öyle bir konuşma olduğunu, şuan belli olmadığını söylese de, personel, bu konuşmadan 2-3 gün sonra (22 Nisan 2024) işten ayrıldı, ilk alımlarda belediyeye işe girdi. Sonradan öğrendik ki, plan farklıymış, bizim eleman işten çıkacak, yerine çalışan bulamayacak, basın ilan kurumu tarafımıza ceza kesecekmiş. Her zaman olduğu gibi Allah büyük. Er-Rızku Alallah! Her zaman söylediğim gibi, Rabbim ne verirse hayırlısını versin. En büyük bedduam, Allah herkesi ki beni de bildiği gibi yapsın. İyi biliyorsa iyi, kötü biliyorsa kötü yapsın.
Tabi bizim Mustafa’nın gerek gazetem ve gerek şahsıma karşı yaptıklarında bu daha başlangıçtı. Diğerlerini de kızmaz iseniz önümüzdeki haftalarda değineceğim.
Her şeyin gönlünüzce olması, kendimizin yapmadığını, başkalarından beklememek, özümüzle sözümüzün bir olması, makam ve mevkilerin gelip geçişi, dostluk ve kardeşliğin ise baki olduğunun unutulmaması, Rahman’ın sağlığımıza kefil olmayıp, çalışıp, çabaladığımız sürece rızkımıza kefil olduğunun unutulmaması, dilek temennisi selam ve dua ile…

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat