Bu hafta hem ülke, hem ilçe olarak çok zor, çok acı bir olay yaşadık. Yalova’da DEAŞ’lı hainler tarafından açılan ateş sonrası 3 polisimiz şehit, 8 polis ve 1 bekçimiz yaralandı. Şehitlerimizden birisinin hemşehrimiz olması acımızı bir kat daha artırdı. Her zaman olduğu gibi acı haber tez duyulur hesabı, ilçemizde acı haber bir anda yankılandı. Aradan geçen zaman sonrası şehidimizin köyü olan Çalören’de son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi. Acı bekleyiş başladı. İlk tören Yalova’da yapıldı. Akabinde helikopterle şehidimiz ilçemize getirildi. İlçemiz Tatbikat camisinde tören hazırlıkları tamamlanmış, artık şehidimizin gelmesi bekleniyordu. Acı acı çalan siren sesleri ile şehidimiz alana geldi. Hemen arkasından acılı ailesi. 77 yaşındaki Hatice teyzem ( şehidimizin annesi) ayakta durmakta güçlük çekiyordu. Hemen arkasından acılı eşi, ve çocukları göründü. Ölüm… Zor ve acı.. hele birde böyle kahpece açılan ateş sonrası, hele birde bu ölüm hainler tarafından olmuşsa daha bir acı… Acılı annenin şehidimizin fotoğrafına satılıp, Kuzummm’ diyen feryadı hala kulaklarımda çınlıyor. Kolay değildi. Yetiştir, okut, etli deme sütlü deme, sonra bir hain kurşun sonrası kara toprağa teslim et. Aynı, hatta belki de daha fazlasını eşi ve çocukları yaşadı. Malum mesleğimiz gereği oradaydım. Şehidimizin eşi ve kızları son kez de olsa eşine, babalarına sarılmak, son kez de olsa vedalaşmak istiyordu. Haklılar mıydı! Evet, sonuna kadar haklılardı. Tam kameramı açmış, kayıt tuşuna basmıştım ki, kızı, “kamerayı kapatın! Acımı yaşayamıyorum” dedi. Hemen kameramı kapattım. Evet haklıydı, bu son buluşmada, rahatça ağlamak, bu son vedada eşine, babasına son sözlerini söylemek istiyorlardı. Ben kapattım kapatmasına ama, hemen yanımda duran kişiler hala deklanşöre basmaya devam ediyordu. Dahası o görüntüler, dakikalar içerisinde sosyal medyalarda, haber sitelerinde kol gezmeye başladı. Peki böyle mi olmalıydı? Bizim açımızdan mesleğimiz için olmamalıydı, ama bazı şeylerinde özeli olmalıydı. Kızın dediği gibi bu zor zamanda acılarını yaşamalıydılar diye düşünüyorum.
Ve cenaze töreni. Oldukça kalabalıktı. Devlet erkanından çok sayıda misafirin gelmesi, ayrı bir güzel oldu. Zor, hem ailesi, hem ilçemiz için zor bir durum. Rabbim şehidimizin şehadeti kabul eylesin, rabbim geride kalan gözü yaşlı anasına, geride kalan eşine ve yetimlerine sabır versin, mekanı cennet olsun İnşallah…
*****
Ve yeni yıl. Hani bazılarının saat: 00:00’ı bekleyip, bilmem kaçtan geriye saydıkları, bazılarının çeşitli masalar kurup, alem yaptıkları, bazılarının kapıdan, pencereden noel babayı bekledikleri, abuk-subuk dilekler dileyip, olmasını bekledikleri yeni yıl. Evet yeni bir yıl, 2025’in bitip, 2026 yılının başladığı tarih. Diyeceğim tek bir şey var. Bu yeni yıl, inşallah bir önceki yıldan daha bereketli, daha hayırlı geçer. Bu yeni yıl, geçmişten ders alıp, geleceğe daha umutla bakmamızı vesile olur. Umarım bu yeni yıl geçmiş yılda yapmış olduğumuz yanlışlıkları yapmamıza engel olur. Yoksa hiç bir şey değişmeyecekse, ha 2025 olmuş, ha 2026 bir şey fark etmeyecek.
Her şeyin gönlünüzce olması dilek temennisi selam ve dua ile..

DİĞER HABERLER
Sabrımı zorlamayın!
EVLİLİK ÖNCESİ KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ!
MEHMET ÇETİN – Esnaflara merhaba