Uğursuzları savunanda uğursuzdur!

Toplum olarak asimile olmaya başladık. Hem yaşantımızdan, hem karakterimizden, hem de
değerlerimizden tavizler vermeye başladık. Eskiden bir komşumuz, bir akrabamız kirli işler yapar, af
edersiniz O’nun bunun karısına-kızına kötülük eder, hırsızlık yapıp, kanun nezdinde yasak olan iş ve
işleyişlerde bulunduğu zaman selam sabahı keser, yavaş yavaş o tip kişilerden uzaklaşırdık. Yanlış
yapan kişi ya da kişiler toplumca itibarsızlaşıp, ötekileştirildiğinden içimizde fazla barınamayıp, ya
mahalleyi, ya da ilçeyi terk ederdi.
Şimdilerde ise ne yazıktır ki, nerede bir uğursuz iş yapan var, toplum olarak kucak açmaya
başladık. Adam ırzcılık yapmış, henüz akıl baliğ olmayan çoluk çocuğa sarkıntılık etmiş, en yakın
arkadaşınız ırzına-namusuna göz dikmiş, hap satmış, çöp ticareti yapmış, adam hırsızlık yapıp
dolandırmadığı kişi kalmamış, tüm bu olumsuzluklar, çirkinlikler sonrası hala “beyefendi” ismiyle
çağırılmaya, el üstünde tutulmaya çalışılıyor. Hatta bazı dalkavuklar, bu tip kişilere çanak tutarak,
hakkında olumsuz söz sarf edenleri, hakkında üç-beş satır yazı yazanları suçlayıcı hal ve hareketlerde
bulunuyor. Sanırsınız sanki o pislik işleri yapan Şeref yoksunu değil; konuşanlar ya da ayıplayanlar
yapmış edası verilmeye çalışıyorlar.
Yapmayın, arkadaşlar, dostlar, kardeşler. Pisliği yapan, onun bunun ırzında, namusunda gözü olanları,
onun bunun ekmeği oynayanları bırakın beyefendi ismi ile çağırmayı, adam diye karşınıza alıp,
muhabbet etmeye bile değmez. Ve unutulmaması gereken bir başka konu ise “köpek b?k yemekten
vazgeçmez”. O yüzden bu tip kişilere kendiniz için değilse bile diğer vatandaşlarımız için, bu yönde
haksız yere mağdur olmuş kişiler için göz yummayın. Bugün o küçük yaşta hiçbir suçu yokken, bir
sapığın tacizine uğradığı için hayatı kararan çocuklarımızı kendi çocuklarınızın yerine koyun. Bu gün
bin bir türlü yalan dolanla kandırdıkları kullanıp attıkları genç kızlarımızı bacınızın yerine koyun. Bugün
yuvası yıkılan ailelerde suçu olmayan erkek-ya da kadınların yerine kendilerinizi koyun ve ondan
sonra bu tip uğursuzlara beyefendi deyip toplumda nasıl karşılanacaksa öyle karşılayın. Ve en
önemlisi çoluk çocuğumuza sahip çıkalım. Bugün akşam saatlerinde eve geç gelen çocuğumuza, “bu
zamana kadar neredeydin?” sorusunu, harçlık vermememize rağmen hoyratça harcama yapan
çocuğumuza “bu parayı nereden alıyorsun?” deyin. Deyin ki, yarın bir gün başına tatsız bir olay
geldiğinde “benim haberim yoktu! Benim çocuğum, benim kızım böyle bir şey yapmaz” demeyin. Ve
haksız babamızda olsa karşısında durmalıyız. Bakın Şairimiz Mehmet Akif Ersoy şirinde ne söylüyor.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! …
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…
İrticanın şu sizin lehçede ma’nası bu mu?


Ve ilçemiz adına çök büyük ve önemli gelişmeler yaşanıyor. Bunun en son örneği, Borsa Satış
Salonunun ilçemize kazandırılması. Bazıları için pek bir şey ifade etmiyormuş gibi görünse de ilçemizin
gelir kaynaklarından ikincisinin Çiftçilik olduğunu düşünürsek ilçe adına devasa bir yatırım. Son
günlerde yapılan ziyaretler, toplantılar sonrası yapmış olduğumuz haberlerden dolayı rahatsızlık
duyan, her hafta her hafta aynı konuyu yazıyorsun diye serzenişte bulunan dostum, sana kısaca şunu
söylemek istiyorum. Hani senin her hafta her hafta haberi çıkıyor diye serzenişte bulunduğun Borsa
binasının yapım maliyeti, Ankara Ticaret Borsasının 2020 yılı bütçesinin Üçte biri. Yani senin
düşündüğün gibi küçük bir ürün alım yeri değil. Var hesabını sen yap. Ve emin ol o yatırımın buraya
gelmesi senin düşündüğün gibi kolay olmuyor. Hani o çıkarını ve menfaatini koruyamadığın için
sevmediğin kişi ya da kişiler var ya, işte onlar bu yatırımın ilçemize gelmesi için Ankara Şereflikoçhisar
yolunda mekik dokudular. Hani o hemşehrimiz var ya isteseydi, o yatırımı Ankara’nın 24 ilçesinden
birisine yapabilirdi. Ama sırf memleketi diye, sırf ilçemiz kalkınsın, çiftçilerimizin ürünleri perişan
olmasın diye senin yerine biri ya da birileri istediği için yapıldı. Öyle sağda solda milleti karalamakla bu
işler olmuyor. Sana en güzel tavsiyem; bir konu hakkında bilgin varsa konuş, yoksa hiç bir şey
yapamıyorsan sus ta adam sansınlar.
Bu vesile ile ırzcı, namussuz, illegal işleri yapan kişi yada kişilerden uzak durmak, çoluk-
çocuğumuzun takipçisi olup, O’nlara sahip çıkmak, ilçe için kim bir çivi dahi çakıyorsa yanında olmak
dilek ve temennisi selam ve dua ile…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın