Kim haklı?

Kim haklı?

Son aylarda hatta son günler halkımız hemen hemen her konuda ikilem yaşamaya, yavaş yavaş
ayrışmaya başladı. Nasreddin hoca misali kimi dinlesek o haklı diyesimiz var. Malum aylardır
ülkemizle birlikte ilçemizi de etkisi altına alan Koronavirüsü ile mücadelemiz ama istekli, ama isteksiz
devam ediyor. Ya da zorla da olsa genelgelerle, alınan karar ve yasaklarla devam ettirilmeye
çalışılıyor.
22 Haziran’dan itibaren cadde ve sokaklar başta olmak üzere tüm açık alanlarda ve toplu bulunulan
yerlerde maske takılma zorunluluğu geldi. Artık o tarihten sonra kimse sokağa çıkarken maske
takmadan çıkmayacaktı. Hatta bu yönde kolluk kuvvetleri gerekli uyarılarda bulunup, birkaç gün
sonra cezai işlem uygulamaya başlayacaklardı. İşte tamda öyle oldu. Birkaç gün devam eden uyarı
sonrası bu kez yasağa uymayanlara 900 TL cezai işlem uygulandı. Hatta bu hafta yapılan kontroller de
ilçemizde 4950 şahıs kontrol edilip, maske takmadığı için 31 kişiye 27900 TL cezai işlem uygulandı.
Haliyle bu tip cezai işlemlerde ya da her hangi bir sorun sıkıntı da ilk müracaat edilecek, dert anlatılıp,
derman aranacak, varsa haklı yanı yazdırılıp çizdirilecek kişiler arasında biz Gazeteciler geliyoruz. Ceza
yiyen ve şahsımı bulan bir kişi ile yaptığımız konuşmayı aynen yansıtmaya çalışıyorum. “Çarşıda
geziyordum, maskem yok diye ceza kestiler. Biraz savunma yaptım ama baktım suçluyum, “tamam
kesin ceza mı” dedim. Olay yerinden uzaklaştım, cezayı yedim ya artık karşımdan kim gelse maskesine
bakıyorum. Emin olun, 100 metrede en az 10-15 kişinin ya maskesi yoktu, ya da maskesini kolu ya da
çenesine takmıştı. Şimdi ben 10 dakika önce ceza yedim, peki ya bunlar, bunlara bir şey diyen yok
mu? Bir başka önemli konu ise, sosyal mesafe, madem maskeden cezai işlem uyguluyorlar, sosyal
mesafeye neden bakan yok. Şöyle etrafınıza bakın, parklar adam dolu, banka önleri adam dolu,
sokaklar, caddeler her taraf kımıl kımıl buna neden kimse seslenmiyor, biz vatandaş olarak bunları
kimseye söyleyemiyoruz ya da söyleyecek muhatap bulamıyoruz, bunları yazar mısın?” dedi. “Hay
hay” deyip uzaklaştık.
İkinci bir konu bu sala meselesi. Hani çoğumuzun ölenlerimizin arkasından verdirmiş
olduğumuz, “bakın bizim falan falanca yakınımız vefat etti, haberiniz olsun. Hatta imkanınız varsa
ziyarete gelip, acımıza ortak olun” diye verdirmiş olduğumuz salalarımız. Son aylarda bu konuda da
şikayetler, serzenişler, sitemler alıyorum. Ortak nokta, sala verilme sayısının az olması. Yetkililerden
almış olduğum bilgi, ilçemizde gün boyunca 2 defa sala verilmesi. İlk Sala sabah saat:10:00 gibi ikinci
sala ise, öğlen namazında ezandan önce ya da sonra verilen sala. Bu konuda yine bir vatandaşımız
aynen şöyle diyordu. “Bir yakınım vefat etti. Cenazesinin ne zaman kalkacağı belli değil. Malum
hastaneden ne zaman çıkar, ne zaman ilçeye tam zaman verilmiyor. Malum virüsten dolayı neyin ne
olacağı belli değil. Öğleye doğru cenazemiz çıktı, sala verdirelim dedik ama, bize salanın şuan
verilemeyeceğini, en yakın yarın sabah verileceği söylendi. Gerekçe olarak ta alınan karar neticesinde
günde iki defa sala verilmesi kararlaştırıldı denildi. Neden dediğimde saladan dolayı rahatsız olanlar
varmış” cevabını aldım. Konunun aslını öğrenmek üzere Müftü beyle görüştüm. Müftü bey hemen
hemen aynı konuları söyledi ve ekledi. Şayet bu zaman zarfı dışında sala gelirse, elimizden geldiğince
yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi.
Üçüncü bir konu ise Bu Emniyet Güçlerince yazılan cezalar. Yine bu yönde görevlerini yapan
Emniyet Güçleri çok sayıda araç sahibine cezai işlem uygulamış. Bu hafta 26 araç sahibine yazılan
cezalarda ise sis far özelliklerine uymayan çeşitli eksiklikleri tespit edilmiş araç sahiplerine 13678 TL
cezai işlem uygulanmış. Ceza kesilen birisi aradı, “çarşı merkezinde aracımın sadece sis farı açıktı, o
yüzden ceza yedim. Halbu ki, sis farını bilinçli olarak açmamıştım. Her ne kadar özür dilesem,
kapatayım desem de ceza yemekten kurtulamadım. Senin aracılığın ile ceza kesen Polis Memuru
başta olmak üzere, Emniyet Güçlerine sormak istiyorum, bu güne kadar ilçemizde kaç araca sis farı
açık diye ceza kesildi?” diyordu.

Şimdi şöyle bakıyorum da kim haklı, kim haksız belli değil. Maske takmadığı için ceza yiyip,
kesmeyenlere tepki gösteren mi?, akrabası vefat ettiği için sala verdiremeyen ya da geç verdiren mi,
sık sık sala verildiği için rahatsız olan mı?, sis farı açık olduğu için cezayı yiyen sürücü mü, sis farı açık
olduğu ve görevini yapıp ceza kesen Polis mi? Sizce kim haklı. Yoksa Nasreddin hocanın dediği gibi
“herkes mi haklı?” Yapmış olduğunuz hal ve hareketlerde haklı olmanız dilek ve temennisi selam ve
dua ile…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın