Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

BENİM ŞEREFLİ BAŞGANIM

Malum benim bir başganım var. Normalde kendisi ve etrafındakiler her ne kadar kendisini Başkan olarak görseler de ben yapmış olduğu tavır ve davranış, sergilemiş olduğu yol ve yöntem, siyasetteki acemiliği hatta siyaset ahlakının azlığı nedeniyle BAŞGAN diyorum. Geçtiğimiz günlerde üzerine vazife olmasa da bir takım siyasi girişimler yaparak kaba tabirle sel önünden kütük kapmaya çalışsa, aylarca bir başka siyasilerin takip etmiş olduğu ve sona gelinen konularda sanki çok bir halt etmişçesine 2-3 kare fotoğraf çekinerek kendisine pay çıkarmaya çalışsa ve bunda da başarılı olamasa da bizim BAŞGAN şimdi farklı kulvarlarda atılım yapmak istiyor.
Gazetecilik mesleğinin değer ve saygınlığını bilen BAŞGAN ilk olarak bir gazeteye sponsor olmakla göreve başladı. Amaç belli. Kullanmak… Her ne kadar hem kendisi hem de sponsoru olduğu etkisiz ve yetkisiz yayın sahibi bunu kabul etmeyip hop hop zıplasa, fındık kadar aklı ile bilgi sahibi olmadan akıl sahibi olma gayesiyle asıp kesse de BAŞGANın yaptığı son atılım mı diyeyim, terbiyesizlik mi, cehaletsizlik mi ahlaksızlık mı, sözde paranın çokluğumu, ya da ileri zekası mı artık neye sayarsanız sayın aynı kompartıman yolcusu olduklarının kanıtı oldu.
Artık yazdıklarım ya da yaşadıkları ne kadar zoruna gitmişse benim BAŞGANım her işi bıraktı, personel çalmaya başladı. Biliyorsunuz Çengel Gazetesi sahibi Mustafa Yücel abim vefat edince Zeynep Görgülü gazetemiz bünyesinde çalışmaya başladı. Yaklaşık 1 senedir birlikte çalışıyoruz. Bizim BAŞGAN da bunu çok iyi biliyor. Şanlı, şerefli, onurlu, haysiyetli, edepli, toplumda bir yeri olan, ağzını açtığı zaman mangalda kül bırakmayan BAŞGAN geçtiğimiz günlerde hani parası da çok ya verecek ya da yiyecek başka bir şey bulamadığı için, bizim iş arkadaşımıza iş teklifinde bulunuyor.
“Sen ne kadar maaş alıyorsun? Sana aldığın maaştan şu kadar fazla git falanca gazetede (ki sponsoru olduğu) çalış. Hatta sana yemek parası da vereyim” diyerek etik ilkelerden uzak bir şekilde gereksiz ve yersiz bir teklifte bulunuyor.
Düşünün bir iş yerinde çalışan kişiyi tabiri caizse parası ile satın almaya, esnaf tarafından ise terbiyesizce teklifte bulunuyor.
Ne diyelim insan kendisine yakışanı yaparmış. Ne diyelim şeref, haysiyet, onur, itibar kolay kolay kazanılmıyormuş.
Sayın BAŞGAN sana tavsiyem biraz etikli davran, biraz akıllı davran, biraz karakter sahiplerine yakışacak tarzda ( çalışana iş teklifinden bulunmadan, sor, öğren) davran. Hiç birini yapamıyorsan en azından iyi insan olmaya çalış. Son uyarım bak bu kez isim vermeden yazmayı tercih ediyorum. Bu ilerleyen günlerde yazmayacağım anlamına gelmesin. Hımm ismini de babana olan saygımdan dolayı vermiyorum. Senin hatırın yoksa babanın hatırı var.
Son olarak madem bir başka iş yerinde çalışan kişi ya da kişilere üç-beş kuruş fazla para teklif ederek pis emellerine ulaşmaya çalışıyorsun, sana açık çek, gel yanımda çalış, isteyeceğin miktarı sen söyle ibanına göndereyim.
Daha yazacak çok şeyim var ama, Yunus Emre’nin dediği gibi “ Edebim el vermez edepsizlik edene, susmak en güzel cevaptır edebi elden gidene”.
Benim Şerefli Başganım, bakalım daha ilerleyen zamanlarda neler yapacak bunu da hep birlikte göreceğiz.
Her şeyin gönlünüzce olması dilek ve temennisi selam ve dua ile..

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat