Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

Neden zorunuza gidiyor?

Bu hafta gündem yoğun. O yüzden elimden geldiği kadarıyla kısa kısa değinmek istiyorum. Önce ülke gündeminden, sonra ilçe gündeminden bahsedelim. Birinci konumuz, son günlerde bırakın ülkemizi dünyayı kasıp kavuran “Kabede Hacılar Hu Der Allah!” ilahisi. Rabbim razı olsun, Celal Karatüre, sade, hoş, şatafatsız ve samimi şekilde dile getirdiği “Kabede Hacılar” ilahisi 7-den 70’e herkesin diline dolandı. 5 Yaşındaki çocukta, 80 yaşındaki dede de, hep bir ağızdan bu ilahiyi söyler oldu. Hatta bazı okullarda öğrencilerimiz teneffüse bu ilahi ile çıkmaya başladı.
Başladı başlamasına ama, bir taraf sevinirken bazıları rahatsız oldu. Mezar başında kadeh tokuşturanlardan, LGBT eylemine destek verip, hepimiz geyiz, hepimiz LGBT’li diyenlere ses etmeyenler, kimine z, kimine y, kimine bilmem ne kuşağı dedikleri edepsizler namazla, seccade ile, dalga geçip, ayılmış, bayılmış rolü yaparken gıkını çıkarmayan mallar, küçük çocukların, “Kabede hacılar hu der Allah”, yaşlı ninelerin, “melekler defterini yeniler Allah” demesinden rahatsız olmuşlar. Eşşek kadar kişiler, yok hacılar Hu demez, ekonomik sıkıntı var! dermiş, yok esnaf kirasını ödeyemezmiş, yok efendim şöyleyken böyleymiş, abuk subuk konuşmaya, kusura bakmayın ama sözüm meclisten dışarı eşşek gibi anırmaya başladılar. Halbuki aynı tepkiyi, Kur’an-ı Kerimi yakanlara, sokakta anadan üryan gezip, ben LGBT’liyim diye bağıranlara, mezar başında, kadeh tokuşturanlara, her hangi bir özrü yokken, keyfi olarak oruç tutmayıp, cadde sokakta yiyip içenlere, kadınlarımız-kızlarımız başörtüsü zulmü görürken sessiz kalanlar, teneffüs zilinde “Kabede Hacılar” ilahisi çalınca rahatsız olmuşlar. Varsın olsunlar, varsın kudurmaya, sağa sola saldırmaya devam etsinler.
Ve ilçe gündemi. Yazmayayım diyorum ama, keçinin çobanın değneğine süründüğü gibi kalemime sürünen, kursağı laf isteyenler var. Geçtiğimiz hafta buradan Soğan hikayesini yazmıştım. Bir siyasetçinin soğan ektiğini, sağanın satılmadığını, biri ya da birilerinin soğanı alıp sözde fakir fukaraya dağıttığını dile getirmişti. Meclis toplantısına giderken siyaset öncesi tanıdığım ve değer verdiğim CHP Büyükşehir ve Belediye Meclis Üyesi Savaş Yiğit kardeşim durdurdu. Kendince yazdığıma alınmış. Halbuki ben isim ve şahıs söylememiştim. O soğancının kendisi olup olmadığını sordu. Ve öyle bir şeyin olamayacağını, yazdığım için ayıp ettiğimi ifade etti. Halbuki ben soğancının kendisi olduğunu yazmadım, maden sen soğan ekmedin, madem sen belediyeye soğan satmadın neden üzerine alındın, Savaşım… Şimdi ilerleyen günlerde birileri yeşilova mahallesinde bulunan Meraya, hazineye ekin ekmiş, onu da ortağına vermiş, gazetecide bunu duymuş, ekinlerin baş vermesini bekliyormuş, o zaman yazacakmış desem, bunu da mı üzerine alacaksın? Bak güzel kardeşim, sen bu platformlarda yenisin, acizane kardeş tavsiyesi biraz geniş ol. Öyle her şeye küsme, kızma, darılma. Yarası olan gocunur unutma! Ayıp konusuna gelince, sen değerli belediye Başkanın “o tabelalar gelecek! diye yalan paylaşımını yapıp, bilbort süslerken paylaşıyorsun ayıp olmuyor da, ben falanca siyasetçinin soğan ektiğini yazmışım ayıp mı oluyor? Tabela demişken, o zamanda dedim, şimdi de söylüyorum. Atatürk parkına tabela yapan, hatta yapmayıp yaptı gibi gösteren, parasını alan adi şerefsizdir, yok yapmadığı halde yapmış gibi algı yaparak, yalan söyleyen ve buna destek olanda şerefsiz midir?
Belediyenin tarla meselelerine değinecektim ama, yerim biraz daraldığı için yüzeysel değinmek istiyorum. Söyleyeceğim tek şey, tarlamıza soğan ektik, çıkan ürünü fakir fukaraya dağıttık algısı da birçok algı gibi fos çıktı. Hatta küçük bir hesap yaparsak ekilen nohut, çıkarılan yağ zarar bile etti. Dahası bakın yine yanlış yapıyorsunuz. Belediye babanızın şirketi değil. Öyle kafanıza göre cebimden para verdim belediyeye şunu yaptım, tarlaya ekin vs ektim, biçer parasını başkan verdi vs vs bunlar hoş şeyler değil. Ekrem İmamoğlu ile başlayan, farklı farklı belediyelerle devam eden, hatta son olarak Tanju Özcan’la gün yüzüne çıkan, el çektirme konuları Allah muhafaza size de gelir. Bakın belediye sizin babanızın malı değil. Geçmiş yıllarda Ak parti Üyesi olduğunuza güveniyorsanız bence hiç güvenmeyin, reis silkelemeye başladı, bu gidişle de devam edecek gibi.
Sözün özü bazı şeyler zorunuza gitmesin. Ama bu ilahi olur, yazı olur, yorum olur, haber olur. Hoşunuza gitmeyen, yalan, yanlış olduğunu düşündüğünüz bir konu varsa ona da yargı yolu açık. Bakın 5187 sayılı basın kanunu der ki; “Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir”
Her şeyin gönlünüzce olması dilek temennisi selam ve dua ile…

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat