Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

Şereflikoçhisar Tuz Gölü Yardımlaşma Derneği Başkanı Ömer Kılıç’tan Anız Yakma Uyarısı!

DİNEN SUÇ İŞLEMİŞ OLUYORUZ!

Şereflikoçhisar Tuz Gölü Yardımlaşma Derneği Başkanı Ömer Kılıç, anız yakılmasının doğaya ve canlılara zarar verdiğinin altını çizerek, “Anız yakınca o anızın içerisinde canlılar vardır. Bilerek veya bilmeyerek o canlıları yakmış, öldürmüş oluyoruz. Dinen suç işlemiş oluyoruz” dedi

Hasat mevsimini yaşadığımız şu günlerde anız yakma olayları da baş göstermeye başladı. Her ne kadar yetkililer anız yakmanın suç olduğunu ifade etseler de bazı çiftçilerimiz tüm uyarılara rağmen anız yakmaya devam ediyor. Konu ile alakalı olarak Şereflikoçhisar Tuz Gölü Yardımlaşma Derneği Başkanı Ömer Kılıç Ömer Kılıç yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan çevrenin her şeyiyle insanlara emanet edildiğini belirtti.

Kılıç, emanete sahip çıkılması gerektiğini söyleyerek, “Bin yıllardır işlenen, tertemiz bir şekilde bize emanet edilen toprağa, biz her yaz geldiğinde anız yakmak suretiyle ihanet ediyoruz. Yani kul hakkı ihlali suçu işliyoruz. Halbu ki bize teslim edildiği şekliyle o emaneti bizim de sonraki nesillere teslim etmek gibi bir sorumluluğumuz var” açıklamasında bulundu.
Ömer Kılıç, daha sonra şunları söyledi:

Anızın yakılması orman yangınları, telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açması, hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçraması, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının ve yerleşim birimlerinin yanması gibi birçok riskleri ortaya çıkarmaktadır. Anız yakma sonucunda çıkan yangınlar, her yıl milyarlarca liralık maddi zararlara neden olmaktadır. Anız yangınları toprak içerisindeki faydalı canlıların ve topraktaki organik maddenin yanarak yok olmasına neden olur. Toprak organik maddesi yok edildiğinden, toprak verimliliği azalır, canlılarının beslenme ortamı yok edilir. Anız yakılan toprakta bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir. Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir. Anız yakılması su ve rüzgâr erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgâr ve su ile taşınarak yok olmaktadır. Anız yakma sonucunda doğal denge bozularak zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır. İnsanlara zararı olmayan, insanın ölümüne sebebiyet vermeyen kainattaki ve tabiattaki canlıları herhangi bir şekilde öldürmek, telef etmek, onların ölümüne sebebiyet vermek aynı derecede dinen günahtır. İşte bu açıdan anız yakmak günahtır. Anız yakınca o anızın içerisinde canlılar vardır. Bilerek veya bilmeyerek o canlıları yakmış, öldürmüş oluyoruz. Dinen suç işlemiş oluyoruz. Bir canlının hayatına son vermiş oluyoruz.”