Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

Dua, değerimize değer katan ibadet ( 2 )

Dua, değerimize değer katan ibadet ( 2 )
Dua, her zaman ve her yerde yapılabilir. Bununla birlikte Arefe günü ve geceleri, Ramazan ayı, Cuma ve bayram gün ve geceleri, seher vakitleri, gecenin üçte ikisi, sabah ve akşam vakitleri, ezan ile kamet arasında, secdede ve namaz akabinde yapılan duaların kabul edileceği ile ilgili hadisler vardır. Meselâ Kur’an-ı Kerimde akşam ve sabah dua edilmesine işaret edilmektedir. Ayrıca Kur’an’da muttakiler, seher vakitlerinde Allah’tan bağışlanma dileyen kişiler olarak tanımlanmaktadır. (Zâriyât, 51/18) diye övülmektedir.
Dua ihlâs ile ve bilinçli olarak yapılmalıdır.
Dil ile dua cümlelerini söylerken, zihin başka düşüncelere dalmamalı; insan, bütün varlığı ile Allah’a yönelmeli, bilerek ve isteyerek, ihlâs ve samimiyetle dua etmelidir.
Duanın ana hedefi insanın Allah’a halini arzetmesi ve O’na niyazda bulunması olduğuna göre dua kul ile Allah arasında bir diyalog anlamı taşır. Bunun gerçekleşmesi için önce Allah insanı kendi varlığından haberdar etmiş, insan da varlığını benimsediği bu yüce kudret karşısında duyduğu saygı ve ümit hisleri sebebiyle kendisinden daha üstün olanla irtibat ihtiyacını duymuştur. Dua böyle bir irtibat neticesinde insanın bir taraftan kendi ihtiyaç ve eksiklerinin telâfisini, diğer taraftan daha mükemmele ulaşmasını hedefleyen bir diyalog vasıtasıdır. Bir başka söyleyişle dua sınırlı, sonlu ve âciz olan varlığın sınırsız ve sonsuz kudret sahibi ile kurduğu bir köprüdür. Bu sebeple insan tarihin hiçbir döneminde duadan uzak kalmamıştır.
Kabul olacağına inanılarak dua edilmelidir.
Yüce Allah’ın güzel isimlerinden biri “semî’u’d-dua (duaları işiten, kabul eden)” dir. (Âl-i İmrân, 3/38) Bu itibarla mümin, dualarını Allah’ın kabul edeceğine inanarak yapmalıdır. Nitekim Peygamberimiz “Kabul edileceğine kesin bir şekilde inanarak Allah’a dua edin” tavsiyesinde bulunmuş ve şöyle buyurmuştur: “Biriniz, dua ettiği zaman, isteğinde azimli olsun (Talebini kesin olarak dile getirsin). ‘Allah’ım! Dilersen bana ver’ demesin. Çünkü Allah’ı zorlayacak herhangi bir güç yoktur.”
Kısık bir sesle ve yalvararak dua edilmelidir.
“Rabbinize yalvararak ve içten dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.” (A’râf, 7/55) Sevgili Peygamberimiz ‘Ey İnsanlar! Kendinizi yormayınız. Çünkü sizler sağır ve uzaktaki birine değil, her an sizinle olan, her şeyi duyan Allah’a dua ediyorsunuz’” buyurmuşlardır.
Duanın muhtevasını ve dua edenin iç dünyasını yansıtan dış şekiller duanın bir parçası sayılır. Ayakta durma, diz çökme, eğilme, secde etme, başını eğme, elleri gök yüzüne doğru kaldırma, iki yana açma, kavuşturma, kenetleme, gözleri yukarıya dikme, elleri birbirine vurma, göğse veya alna vurma, ayakların çıplak veya giyinik, başın açık veya örtülü olması, vücudun bir yere yönelmesi, hareket etmesi (dans), jestlere sözün katılması, mûsiki aletlerinin kullanılması gibi haller çeşitli dinî çevrelerde dua esnasında görülen farklı davranışlardır.
Israrla dua edilmelidir.
Mümin, Yüce Allah’tan isteğinde ısrarlı olmalı, isteğim yerine gelmedi diye duadan vazgeçmemelidir.
Birbirimiz için dua etmeli, duada bencil olunmamalıdır.
Başkası için edilen dua daha kabule layıktır. Bir Müslümanın din kardeşinin arkasından ettiği hayır dua kabul olur. O dua edince, bir melek, “Âmin, kardeşin için istediğinin aynısı sana da verilsin” der. Allah ile arasında perde bulunmayan iki dua vardır. Biri mazlumun duası, diğeri de kişinin din kardeşinin gıyabında yaptığı duadır.
Ümit ve korku içinde dua edilmelidir.
İnsan, dua ederken, Allah’a karşı saygı ve O’nun azabından korku içinde bulunmalı, aynı zamanda istekli ve ümitli olmalıdır.
Dua adabına riayet edilmeli ve meşru şeyler istenmelidir.
İşlenmesi ve istenmesi dinimizce günah sayılan konularda dua edilmemelidir. Çünkü bu tür dualar kabule şayan olmaz.
Dua, her zaman yapılmalıdır.
Sadece darda olduğumuz zaman değil, nimetlere bolca nail olduğumuz zaman da dua edip şükretmeliyiz.
Sadece yüce Allah’a dua edilmelidir.
Dua, sadece Allah’a yapılmalı, araya başka aracılar sokulmamalıdır. Her namazda okuduğumuz Fatiha suresinde, “Sadece Sana ibadet eder, sadece senden yardım dileriz” diyerek bunu dile getiririz.
Salih amel ve hayırlı işler duada vesile edilmelidir.
Vesileyi kendi iyi işlerimize hasredip, fani olanlardan medet ummamalı, onları duaların kabulüne ortaklar kılmamalıyız.
Duanın sonunda “âmin” denilmeli, Hz. peygambere salât-ü selâm getirilmeli ve Fatiha suresi okunmalıdır.
Duanın sonunda “âmin” ve “Ya Rabbi! Duamı kabul et” (İbrahim, 14/40) denilmelidir.

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat