Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

VURUN ABALIYA!

Eski dönemlerde zenginler, çuha ve şalvar giyerken fakirler de aba giyermiş. Bir gün şehirli, ahlaksız bir zengin, zavallı bir köylünün karısına göz koymuş. İşin içine namus meselesi de girmiş. Şehirli ile köylü arasında tekme tokat bir kavga başlamış. Halk da kavgayı izliyormuş. Dükkan sahiplerinden birisi kavgayı ayırmak için çıraklarını göndermiş, “Seyre bakmayın, vurun ayırın“ demiş. Kavganın olduğu bölüme giden genç çıraklardan birisi ustasına seslenmiş: -Usta hangisine vuralım? Dükkan sahibi usta şaşırmış, başına dert açmamak için “Bu da sorulur mu? Abalıya vurun abalıya vurun” demiş. Zavallı abalı köylü de neye uğradığını şaşırmış.
Son günlerde ilçemizle birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yardım alan ihtiyaç sahiplerini durumu da “Abalı’dan” farksız değil. Garibanlar tokatın kimden geldiğini bilmeden dayak yemeye devam ediyor. Malum yaşanılanları gazetemiz aracılığı ile okudunuz ve az çok bilginiz var.
Her şey Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısının Ekim Ayı birinci birleşiminde yaşandı. Ak Parti ve MHP’liler oyları ile suya %50 indirim yapılma kararı alındı. Alınan karar sonrası ASKİ’nin zarar edeceğini, hatta masraflarını dahi karşılamayacağını iddia eden ABB Başkanı Mansur Yavaş, çıkar yolları aramaya başladı. Aynı Abalı’da olduğu gibi, çıkar yolunda en zayıf halkanın bulunması lazımdı ve bu zayıf halka da ABB’den yıllarca yardım alan gariban ve ihtiyaç sahipleri oldu. Kimdi bunlar, çeşitli sebep ve nedenler sonrası dul kalmış ya da çalışmasına rağmen maddi geliri düşük olan gariban kişilerdi.
Alınan ani karar sonrası ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımın kesilmesi pardon pardon tepkilere neden olmamak için ertelenmesi kararı alındı. Daha önceden sistemde kayıtlı olan kişilere tek bir mesajla, “suya yapılan indirim ve ASKİ’nin zarar ettiği gerekçe gösterilerek!” yapmış olduğum Kömür ve et yardımı ertelenmiştir.” Bu şu demekti, “size bu kış yardım yapmayacağız, ne haliniz varsa görün. Madem biri ya da birileri benim çalışmalarıma engel olmak istiyor, O’nlara bir şey yapamadığım için en kolay yol olarak sizlerin ihtiyacınızı kestim. Peki neden? çünkü yardım alan kişilerin üzerinde zenginlerde giydiği çuha ve şalvar olmadığı, o kişiler aba giydikleri için en kolay vurulacak kişi Abalı’lardı.
Ve nitekim öylede oldu. Olan garibana, olan ihtiyaç sahibine oldu. Şu kış ayında zar zor hayatını idame etmek isteyen, bir yandan okul, bir yanda gıda, bir yanda manav derken ayın sonunu zor getirip, isteği olan çocuğuna, “bu ay biraz sıkışığım söz bir sonraki ay istediğini almaya çalışacağım” deyip, çocuğuna karşı mahcup olan babaya, “Anne bugün beslenme günümüzde kızarmış patates var, aman ha yap!” deyip, “oğlum-kızım evimizde Patates bitmiş, bu kez ekmek arası peynir koyayım onu götür!” diye vicdanı sızlayıp, gözü dolan anneye oldu. Olmalı mıydı!, bunlar yaşanmalı mıydı? Derseniz, bence olmamalı ve hiç bu yardım konusu gündeme gelmemeliydi. Siyasetçilerin çıkar ve kavgalarına ihtiyaç sahipleri dahil edilmemeliydi.
Ben bu yaşanılanlardan işin içinde siyaset olduğu için art niyet ararım. Ben bu yaşanılanların çoğunun oy için yapıldığını düşünürüm. Neden mi? Bakın, ABB yardımı iptal etti. Gerekçe basit, “ASKİ zarar ediyor. Peki buna sebep olanlar kimler?, iktidar yani Ak Parti. Bana göre burada garibanlar üzerinden siyaset yapılmaya çalışılıyor. Açık açık olmasa da “bakın ben size yardım yapıyordum ama; iktidar yanlıları suya indirim yapınca ben zarar ettim. O yüzden sizin yardımınızı kestim. Yani sizlerin yardımın kesilmesinin asıl nedeni, iktidar ya da sizin tabirinizle Ak Parti’dir. Artık gerekeni siz yapın” mı? demek istendi.
Peki öyle olur mu? Derseniz, iki yolu var, birincisi ki bu çok az kişiyi kapsamayacaktır, düşünüldüğü gibi yardımın kesilmesine suya yapılan indirim ve dolaylı yoldan Ak Parti diye düşünüp, gerekeni yapacak olanlar, ikinci seçenek, e ufak bir olayda bizi maşa kullanan zihniyetten bize fayda gelmez deyip, gerekeni yapacak olan kişiler. Her ne olursa olsun, şu zor günlerde ihtiyaç sahiplerini “abalı” gibi görüp, ona göre tavır almak hoş değil.
Şimdi olacakları kısaca toparlayacak olursak. Şuan olduğu gibi, ABB’nin yapmış olduğu yardımları, daha doğrusu şu an kesmiş olduğu yardımları, Ak Parti’li Belediyeler üstlenmiş durumda. Ufak tefek eksikliklerle birlikte bu yardımlar peyder pey yapılacaktır. Benim merak ettiğim konu şu: yarın bir gün, ABB açmış olduğu davayı kazanır ve “yeniden yardım yapacağız” derse vatandaş buna nasıl bakar? Ne kadar inandırıcı olur. Ve ilerleyen zamanlarda seçmenin Mansur Yavaş’a bakış açısı ne olur? Oy verir mi, vermez mi? Bunu da zaman gösterecek.
Her şeyin gönlünüzce olması, şahsi çıkarlarımız için bir başka kişi ya da kişilerin kullanmamak, yapmış olduğu yardım ve hayırları sade ama sadece Allah rızası için yapmak, dilek ve temennisi, selam ve dua ile…

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat