Şereflikoçhisar Tuzgölü Haber Gazetesi

Gazete – Matbaa – Baskı İşleri

SEN KİMSİN DE AK PARTİ’NİN DOĞRULUĞUNU VE DÜRÜSTLÜĞÜNÜ SORGULUYORSUN?”

Ak Parti’nin İlk Belediye Başkanı Ramazan Ceylan, yine Ak Partide Belediye Baş-kanlığı yapan Hakverdi Altuğ’a çok sert yanıt verdi. Açıklamasına Mevlana’nın sözü ile başlayan Eski Başkan Ceylan; “Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Ama bir lafa bakarım lafmı diye, bir de söyleyene bakarım adammı diye” de-di. “Eğer AK Parti’den Belediye Başkanlığı veya milletvekilliği aday olacağını tahmin etseydi Ak Partiyi eleştirmezdi. Hatta kapısında sabahlara kadar nöbet tutardı. Aday adayı olacakları Partinin yanından dahi geçirmezdi. Ak Parti’de menfaatinin bittiği için bunları söylüyor” diyen Ceylan; “Sayın Altuğ bu millet yapılan iyiliği de kötülüğü unutmaz. Sen ve Partin İktidar olmayı rüyanızda bile göremezsiniz. Tarihten silinip gidersiniz. Toplum içerisinde ve basın önünde muhaliflerin yanında Ak Parti’yi eleştiriyorsun. Sen kimsinde AK Partinin doğruluğunu ve dürüstlüğünü sorguluyorsun. Sen kendi gözündeki merteği görmüyorsun. 500 m uzaktaki Ak Partililerin gözünün içindeki tozu görüyorsun. Ak Partiyi eleştirecek en son kişi sensin. Senin Partiyi eleştirmeye hakkın yok” dedi.
2004-2009 yılları arasında Ak Parti’den İlk Belediye Başkanı olarak seçilen Eski Belediye Baş-kanı Ramazan Ceylan, kendi-sinden sonra Belediye Başkanı olan ve Gelecek Partisi kurul-duktan sonra bu partiye geçen Hakverdi Aktuğ ve dönemin Ak Parti İlçe Başkanı Ferdai Polat’ı eleştirdi.
Geçtiğimiz günlerde Güneştepe Sosyal Tesislerinde yapılan kahvaltılı toplantıda ko-nuşan ve Belediye Başkanlığı yaptığı Ak Parti’yi eleştiren Hakverdi Altuğ’a cevap verdi.
Gazetemize mail yolu ile açıklama yapan Ak Parti eski Belediye Başkanı Ramazan Ceylan çok sert ifadelerde bulundu. Ceylan tarafından yapılan açıklamanın aynısını hiçbir noktasına dokunmadan aynen yayınlıyoruz.
HAKVERDİ ALTUĞ’UN YAZISINA CEVABEN
Geçen hafta eski Ak Parti belediye Başkanı Hakverdi Altuğ, Güneştepe sosyal tesislerde kahvaltılı toplantılarda muhtarlara ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmasında; AK Parti’nin dürüstlükten, saygınlıktan ve doğruluktan uzaklaştığını söylemiştir. Altuğ özetle, partilerin dini olmaz kim bu ülkeye, güzel ilçemize hizmet ediyorsa bizim için en makbul parti odur, en makbul genel başkan odur, en makbul insan odur. İçinde bulunduğumuz oluşumda zihniyet farklılığı düşünce farklılığı başladıysa ve ilk başta yola çıkarken ki hedeflerinizden, dürüstlükten, doğruluktan, saygınlıktan uzaklaşmaya başladıysanız artık orda devam etmenin bir anlamı yoktur. Bizim oradan ayrılmamızın yegâne sebebi 19 yıl önce yola çıkarken konulan hedeflerden ve konulan inançlardan uzaklaşılmasıdır. Türkiyede parti kurmanın dahi cesarete muhtaç olduğu, korku iklimlerinden geçtik diyerek “AK Partinin doğruluktan ve dürüstlükten ayrıldığını” söylemiştir.
SAYGIDEĞER ŞEREFLİKOÇHİSARLI HEMŞEHRİLERİM,
Hz. Mevlanın güzel bir sözüyle yazıma başlamak istiyorum:
“Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek cevabım var. Ama bir lafa bakarım lafmı
diye, bir de söyleyene bakarım adammı diye.”
Hakverdi Altuğ’a bu konuşmasından dolayı teşekkür ederim. Ak Partiyi eleştirmemiş kendisini tarif etmiş. Yukarıda kısaca söylediği sözler kendisiyle birebir uyuşuyor. Eğer AK Partiden Belediye Başkanlığı veya milletvekilliği aday olacağını tahmin etseydi Ak Partiyi eleştirmezdi. Hatta kapısında sabahlara kadar nöbet tutardı. Aday adayı olacakları Partinin yanından dahi geçirmezdi. Ak Parti’de menfaatinin bittiği için bunları söylüyor.
Sayın Hakverdi Altuğ, Gelecek Partisi Genel Başkanı Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Türkiye’ye en büyük zararı kendisi vermiştir. Onun zamanında Suriye’den yaklaşık 6 milyon kişi gelmiş maddi olarak da 80 milyar dolar ekonomimize yük getirmiştir. Hani 3 ay içerisinde Suriye’yi işgal edip Emevi Camisi’nde cuma namazı kılınacaktı. Cuma namazını kılmayı bırak Süleyman Şah Türbesi’ni alıp Türkiye’ye zor getirdi.
Sayın Altuğ bu millet yapılan iyiliği de kötülüğü unutmaz. Sen ve Partin İktidar olmayı rüyanızda bile göremezsiniz. Tarihten silinip gidersiniz. Toplum içerisinde ve basın önünde muhaliflerin yanında Ak Parti’yi eleştiriyorsun. Sen kimsinde AK Partinin doğruluğunu ve dürüstlüğü sorguluyorsun. Sen kendi gözündeki merteği görmüyorsun. 500 m uzaktaki Ak Partililerin gözünün içindeki tozu görüyorsun. Ak Partiyi eleştirecek en son kişi sensin. Senin Partiyi eleştirmeye hakkın yok.
Sayın Hakverdi Altuğ, eğer partide herhangi bir yerde (İlçe Başkanı, Belediye Başkanı, İl başkanı veya yardımcısı yada milletvekili olsaydı) görevli olsaydın acaba bunları söyler miydin? Asıl can alıcı soru bu bence…
Hakverdi Altuğ, nasıl başkan olduğunu herkes biliyor. Benim hakkımda ilçe başkanıyla (Ferdai Polat ) bir oldunuz. İl başkanına, bölge milletvekillerine ve Melih Gökçek’e Ramazan Ceylan yolsuzluk yapıyor, partililere ceza kesiyor, yönetimi tanımıyor diye daha bir sürü yalan ve iftira dolu beyanda bulundunuz. Sen ve Ferdai Polat Şereflikoçhisar’ı 10 yıl geriye götürdünüz. Bunları değerli Şereflikoçhisar halkı çok iyi biliyor.
Sayın Hakverdi Altuğ, belgeler yalan söylemez. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN için söylediklerinden birkaç tanesini hafızalarımızı tazelemek adına paylaşacağım:
İstediğiniz kadar rahatsız olun, mücadelemiz Allah’ın yolunda Reisimiz Tayyip Erdoğan’ın yanında ölünceye kadar devam edecek. ( Çengel Gazetesi 18.9.2016 sayı:6705)
Şereflikoçhisar’da billboardlara: “Seni Allah için seviyoruz Reis. Dik dur eğilme. Bu millet seninle.( Çengel Gazetesi 25.9.2016 sayı:6706)
Konuşmalarımda bu işte bir yanlışlık var, nefsime kefil değilim, Tayyip Erdoğan’a kefilim.( Çengel Gazetesi 25.9.2016 sayı:6706)
Cemaat Tayyip Erdoğan’a dost görünüyordu, iyi ilişkiler içendeydi. Ama sonradan anladık ki Reis’e düşman olanlar, o halde bizimde baş düşmanımızdır.( Çengel Gazetesi 25.9.2016 sayı:6706)
Hakverdi Altuğ, bunları yazan sensin ben değilim. Bu ikiyüzlülük değil de nedir?
Yine bir mahalli gazeteye verdiğin demeçte 1996 yılında Refah Partisinde siyasete girdiğini, Fazilet Partisi ve Saadet Partisinde devam ettiğini AK Parti kuruluşuna kadar Millî Görüş çizgisinde partiye hizmet ettiğini Ak Parti kurulunca Parti büyüklerimiz ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın belirlediği siyaset rehberimiz olmuştur, bundan sonrada öyle olacaktır. Millî Görüş dışında hiçbir gömlek bize uymadı, uymazda dedin.(Çengel Gazetesi 25.9.2016 sayı:6706)
Sayın Hakverdi sırada hangi parti var!
Ayrıca 2004 Yerel seçimlerinde ben aday gösterilip sen gösterilmeyince ben MHP’liyim ben ülkücüyüm diye MHP’ye oy toplamıştın, onuda hatırlatayım. Şimdiye kadar 6 partide siyaset yapmış oldun. Madem Ak Partiden ayrıldın Millî Görüş’ün temsilcisi Saadet Partisine niye geri dönmedin. Çünkü sana göre
Saadet Partisi umut vaat etmiyor. Gelecek Partisi iktidar olur umuduyla oraya katıldın! Bence Saadet Partisi, Gelecek Partisi’nden daha çok oy alacak.
Sayın Hakverdi Altuğ, siyasetin en çok konuşulduğu yerler sende bilirsin ki berberler ve kahvehanelerdir. Bu mekanlar da konuşulanlara bir kulak kesilelim isterseniz:
Millet İttifakına Gelecek Partisi ve Deva Partisi de katılıyor. Ali Babacan Şereflikoçhisarlı olduğu için Belediye başkanlığı kontenjanını Deva Partisine vereceklerini aday olarak Şereflikoçhisar için çok çalıştığını, uçuk projeler ürettiğini, televizyonlara çıkıp bunları anlattığını, ulusal basının taktir ettiğini hiç kimsenin aklına böyle projelerin gelmediğini senin bir deha olduğunu(!) Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan bildiği için seni aday gösterecekleri konuşuluyormuş. Şereflikoçhisar’da belediye başkanlığının AK Partinin elinden ancak seninle alınacağını konuşuluyormuş.
Sayın Hakverdi Altuğ, Ferdai Polat’la bir olup benim bir daha aday olmamam için Mehmet Yücel’i araştırma komisyonu başkanlığına getirdiniz. Belediye çalışanlarına da emir vererek,‘Mehmet abi Ramazan Ceylan hakkında ne bilgi ve belge istiyorsa vereceksiniz.’ diye emir verdin. Benim hakkımda 20’ye yakın dava açtırdınız. Biri hariç hepsinden berat ettim. Bir dava devam ediyor. İnşallah ondanda Allahın izniyle berat ederim. Hiç mi Allahtan korkmadınız, kuldan utanmadınız. Biz aynı partiliydik. Ben belediye başkanlığını MHP’den devraldım. Geçmişle ilgili en ufak bir dosyaya bakmadım. Biz aynı memleketin insanlarıydık. Düğünde cenazede bir olacağımızı düşünmeden davalar atçınızda ne oldu. Elinize ne geçti. Evet, beni maddi ve manevi olarak yıprattınız. Rabbim sizden iftira atmanın hesabını bir gün soracaktır. Ne bu dünyada nede ahirette hakkımı sizlere ve meclis üyelerine helal etmiyorum.
Sayın Hakverdi Altuğ bana bu kadar dava açılmasına rağmen Partimden kopmadım. Pireye kızıp yorgan yakmadım. Gavura kızıp oruç bozmadım. Sabrediyorum. Allah’ımıza dua ediyorum. Kendime güveniyorum, ne yaptığımı ve neleri yapmadığımı iyi biliyorum. Devletin toplu iğnesine tenezzül etmedim. Yazılarım için bile faks kağıtlarını kullandım, makam aracını özel işlerimde kullanmadım. Kullananlar bunun hesabını ahirette mutlaka verecek.
Sayın Hakverdi Altuğ, ilçe başkanı telefonuma çıkmadığı, il başkanının randevu vermediği, bölge milletvekillerinin ilgilenmediği halde ben yine partim hakkında konuşmadım. Üyelikten ayrılmadım. Topluluk içerisinde partimi eleştirmedim. Çünkü bu parti benim Belediye Başkanı olmamı sağladı. Nankörlük yapamam. Partimin her zaman emrindeyim. Belediye Başkanımız Memiş Çelik ve Eşref Pekmezci’den Allah razı olsun. Her zaman yanımda olduklarını herhangi bir belgeye ihtiyaç olduğunda anında vereceklerini söylediler. İstediğim belgeyi veriyorlar da. İyiliklerini asla unutamam. Her zaman yanlarında olacağım.
Ey Hakverdi Altuğ senin Ak Partiyi eleştirmeye hakkın yok. Yat kalk Reis’e dua et. FETÖ ya yardım ve yataklıktan yargılanman gerekirken senin hakkında dava açılmadı. Dağdaki çoban bile hayır için öğrencilere bir koyun yada kuzu verdiği için yargılandı. Sen açıktan aşağıdaki yazdıklarımı yaptığın halde yargılanmadın. Onlar neler mi?
04.08.2016 tarihve 6703 sayılı Çengel gazetesinin ‘Nereden Nereye’ başlıklı haberinde CHP’li Mehmet Yücel’in itiraz etmesine rağmen “Yeşilova Mahallesi 242 ada ve 52 no.lu parselin imar planındaki konut durumunun imar paftasına özeleğitim alanı olarak işlenmesini sağlayarak FETÖ cülere yurt yapılmasını sağlamıştır”. Ayrıca CHP’lilerin ve MHP’lilerin itirazı üzerine Belediye Başkanı Hakverdi ALTUĞ, sözalarak: “Bütün dünyanın peşinden koştuğu, konsolosluğun olmadığı yerlere okul açan gönüllüler hareketinden bahsederken PKK’ dan yada illegal bir örgütten bahsedermiş gibi konuşmak Mehmet YÜCEL abi seni bağlar.’ diyerek itirazları dikkate almayarak; Belediyenin iş makinalarını da seferber ederek Yurdun yapılmasını sağlamış ve açılışını da bizzat yine kendisi yapmıştır.
*Yine İlçede yayınlanan 18.08.2016 tarihve 6705 sayılı Çengel gazetesinde Şereflikoçhisar İmamı Selim AYDIN ve FETÖ”nün Doktoru Kudret ÜNAL ile Birlikte yurdun açılışını ve kermes açılışını yaparak vatandaşlara teşekkür etmiştir.
Çengel gazetesinin yorumunda: Cemaatin kermes çadırının onur konuğu ve baş Müşterileri Hakverdi ALTUĞ’dur
* Cemaat okullarına öğrencisini gönderen HakverdiALTUĞ’dur.
* Cemaatin düzenlediği her türlü gecenin ve etkinliklerin onur konuğu Hakverdi ALTUĞ’dur.
* Cemaatin ablası olarak Hakverdi ALTUĞ’un eşinin adı geçmektedir.
* Cemaatin yurt dışındaki okullarını (Sudan, Letonya, Gürcistan, Çek Cumhuriyeti,
Azarbeycan ve Tanzanya ) cemaat mensuplarıyla birlikte ziyarete giden, Yurt dışındaki
okullardan ilçemize gelen cemaat okullarındaki öğrencileri ağırlayan Hakverdi ALTUĞ’dur.
Okul ziyaretlerini yaptıktan sonrada yerel basına demeç vererek Övücü sözler söyleyen
yine Hakverdi ALTUĞ’dur. Yukarıdaki iddiaların araştırılmasını ve soruşturma açılmasını
vatansever Cumhuriyet Savcılarımızdan talep ediyorum.
Sayın Hakverdi Altuğ sana soruyorum. Sen bu zamana kadar yapmadığın iş kalmadı. Hangisinde başarılı oldun. Belediye başkanlığı yaptın. Hangi projeleri hayata geçirdin. Yaptığın sadece Tuz Gölü Meydanı’na ucube bir şerbet çeşmesi!.. İlçemiz için çok değerli olan Kavun ve Tuzu tanıtmak için (ben 5 yıl boyunca yaptım) festival yapman gerekirken uzaktan yakından ilgisi olmayan köpek dövüştürme yarışması yaptın. Ulusal basına çıktın kendini rezil ettin.
Sayın Hakverdi Altuğ hem ticarette hem siyasette hemde meslek hayatında başarısız oldun. Sana değil de mensubu olduğun Gelecek Partisine acıyorum. İsterseniz bunları da madde madde sıralayalım:
Ticaret hayatında mobilya, dershane, etüt merkezi, tekstil vb. yaptın başarısız oldun.
Meslek hayatında Türk Silahlı Kuvvetlerinden istifa ettiğini beyan ediyorsun. (Duyduğum kadarıyla istifada şaibe var. Doğrusunu açıklayın!)
Siyasi hayatında 6 Parti değiştiriyorsun. Rekor sende. Tebrik ederim. Yaşadığın sürece devamı geleceğine inanıyorum.
Hakverdi Bey parti değiştirmede birincisin. Seni tebrik ediyorum. Siyaseti seviyorsun sende bilirsin. Kubilay Uygun diye DSP Afyon Milletvekili vardı. Çok parti değiştirdiği için lakabına ‘Fırıldak Kubilay’ demişlerdi. 1995 yılında 20. Dönem Afyon Milletvekili seçildi. 1996 yılında parti değiştirmeye başladı. Sırası ile DSP, DYP, MHP, CHP ve ANAP’ta siyaset yaptı. Çok borcu olduğu için İstanbul da otelde intihar etti.
Ey Hakverdi Altuğ ve Ferdai Polat Şereflikoçhisar’ın 10 yıl geriye gitmesine neden oldunuz. İktidarın ve büyük şehrin nimetlerinden faydalanmayı beceremediniz. Çünkü sizde o kapasite yok.
Değerli hemşerilerim, eğer benim arkamda dirayetli, bilgili cesaretli bir ilçe başkanı olsaydı ilçemize daha çok hizmet getirilirdi. Ben bürokratla ilçemize daha çok yatırım almak için mücadele ederken Ferdai Polat beni il başkanına ve bölge milletvekillerine şikâyet etmekle meşguldü. Böylelikle Şereflikoçhisara gelecek olan yatırımı ve hizmeti engellemiştir. Benden sonra seçilenler kendi menfaatleri için çalıştılar. Ben ise yalnız başıma ilçenin menfaati için çalıştım. Bunda da başarılı olduğuma inanıyorum.
Bütün bu anlattıklarım ve verdiğim bilgiler Şereflikoçhisarlı hemşerilerime olan saygım ve sorumluluk duygumdandır. İçinde bulunduğum an itibariyle ellerim temiz, gönlüm huzur içerisindedir. Siz değerli hemşerilerimi saygıyla selamlarım… Ramazan CEYLAN

Sakarya araç kiralama Sakarya evden eve nakliyat